Nuşeybe Başer
Dil ve Konuşma Terapisti
Ses terapisi · Keçiören ve Sincan
Selvi Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezleri · Keçiören ve Sincan
Ses bozukluğu; kişinin sosyal yaşamını, okul/iş başarısını, iletişim özgüvenini ve yaşam kalitesini doğrudan etkileyebilir. KBB muayenesini takip eden erken değerlendirme, doğru yönlendirme ve düzenli ses terapisiyle bireyler seslerini yeniden zahmetsizce ve güçlü kullanabilirler. Merkezimizde ses terapisi, KBB hekimi iş birliğiyle dil ve konuşma terapistlerimiz tarafından yürütülür.
Ücretsiz ön değerlendirme için sizi arayalım
Adınızı ve numaranızı bırakın, ön görüşme için biz arayalım. İlk görüşme ve ön değerlendirme ücretsizdir.
Rapor ileride çocuğumun karşısına çıkar mı? Mevzuat ne diyor →
Ses bozukluğu
Ses bozukluğu; akciğerlerden gelen havanın ses tellerinde doğru şekilde titreşememesi veya ses yolundaki mekanizmaların dengesiz çalışması nedeniyle sesin kalitesinde, perdesinde (incelik/kalınlık durumunda), şiddetinde ya da sürdürülebilirliğinde yaşanan aksaklıklar durumudur.
Sesimiz; bireyin yaşını, cinsiyetini, duygularını ve kişiliğini dış dünyaya yansıtan en güçlü iletişim aracımızdır. Sesin kalitesi, tonu veya gücü kişinin yaşına ve cinsiyetine uygun olmadığında; konuşurken boğazda ağrı, takılma ve yorgunluk hissedildiğinde ses bozukluğu ortaya çıkar. Ses bozukluğu yalnızca sesin tamamen kaybolması (afoni) demek değildir; seste kısıklık, çatallanma, pürüz, buğulu ses veya gün sonuna doğru sesin tükenmesi de birer ses bozukluğu belirtisidir.
Aşağıdaki belirtilerden birini veya birkaçını 2 haftadan uzun süredir yaşıyorsanız bir Kulak Burun Boğaz (KBB) uzmanına başvurmanız önerilir (başlıklara dokunarak açıklamayı açabilirsiniz):
Ses kısıklığı, seste pürüz, çatallanma veya buğulu/nefesli ses çıkması.
Gün ortasında veya gün sonunda sesin zayıflaması, gücünü kaybetmesi ve konuşmakta zorlanma.
Konuşurken boğazda takılma, kuruluk, gıdıklanma, yanma veya yabancı cisim ("boğazımda bir şey var") hissi.
Konuşma sırasında veya sonrasında boyun, çene ve omuz kaslarında ağrı ve kasılma.
Tiz (ince) veya pes (kalın) sesleri çıkarmakta zorlanma, şarkı söylerken tonların kaybolması.
Konuşurken sesin aniden detone olması, kontrolsüzce incelip kalınlaşması veya anlık ses kesilmeleri.
Boğazdaki hissi gidermek için sürekli öksürme veya gırtlak temizleme davranışı.
Türler ve nedenler
Ses tellerinin yapısında fiziksel bir hastalık olmamasına rağmen, sesin yanlış kullanımı veya kas dengesizlikleri sonucu gelişir:
Konuşma sırasında larenks (gırtlak), boyun ve omuz kaslarının aşırı kasılması sonucu oluşan ses kısıklığıdır. Eşzamanlı bir fiziksel patoloji olmaksızın; stres, hatalı postür ve yanlış ses kullanımıyla oluşabildiği gibi ses telindeki bir lezyonun yarattığı eksikliği kapatmak için kasların aşırı çalışmasıyla da ortaya çıkar.
Gerçek ses telleri yerine yalancı ses tellerinin titreşime girmesiyle oluşan kaba ve boğuk ses üretimidir.
Bağırma, yüksek sesle konuşma, sürekli boğaz temizleme veya fısıldayarak konuşma gibi ses tellerine zarar veren davranışlardır.
Ses yolunu oluşturan dokulardaki fiziksel, yapısal veya sinirsel değişimlerden kaynaklanır:
Ses tellerinin sürekli sert çarpışması (fonotravma) sonucu ses telinin serbest kenarlarında oluşan çift taraflı nasır benzeri yapılardır.
Genellikle tek bir bağırma veya zorlama sonrasında ses telinde kanama veya sıvı birikmesiyle oluşan et beni benzeri yapılardır.
Aşırı sigara kullanımı ve ses istismarına bağlı olarak ses teli dokusunun altına sıvı dolması ve jölemsi biçimde şişmesidir.
Ses telinin katmanları arasında oluşan, içi dolu kese benzeri yapılardır.
Ameliyatlar (tiroit vb.) veya enfeksiyonlar sonrası ses telini çalıştıran vagus sinirinin hasar görmesiyle gelişir.
Mide asidinin gırtlak bölgesine ulaşarak ses tellerinde kronik tahriş ve kızarıklık yaratmasıdır.
Yapısal bir engel olmamasına rağmen, duygusal stres veya travma sonrasında sesin aniden fısıltı düzeyine düşmesi veya kaybolmasıdır.
Ergenlik dönemi sonrasında erkek çocuklarında sesin fizyolojik olarak kalınlaşması gerekirken, ince (tiz) perdede kalmaya devam etmesidir.

Değerlendirme ve terapi
Ses bozukluklarında doğru tanı koymak ve en uygun terapi programını belirlemek için Kulak Burun Boğaz hekimi ile dil ve konuşma terapisti disiplinler arası bir anlayışla ortak hareket eder. KBB hekimi muayenesinde videolaringostroboskopi gibi ileri görüntüleme teknolojilerinden yararlanılarak ses tellerinin titreşim yapısı, hareketliliği ve olası lezyonların varlığı doğrudan incelenir.
Tıbbi tanının ardından dil ve konuşma terapisti kapsamlı bir klinik değerlendirme süreci başlatır. Bu süreçte öncelikle danışanın ayrıntılı vaka öyküsü alınarak mesleki ve sosyal ses kullanımı, sağlık geçmişi ve yaşam alışkanlıkları incelenir. Ardından gerçekleştirilen oral-periferal değerlendirmede boyun, çene ve gırtlak bölgesindeki kas gerilimleri ile baş-boyun postürü kontrol edilir. Terapist, standartlara sahip ölçeklerle sesin kısıklığını, nefesliliğini ve gerginliğini işitsel-algısal olarak analiz eder. Objektif ölçümlerde akciğer desteğinin verimliliği ve ses tellerinin kapanması değerlendirilir, gerekirse bilgisayar destekli akustik analiz yapılır. Öz-değerlendirme araçlarıyla da ses probleminin kişinin psikososyal durumunu ve günlük yaşam kalitesini nasıl etkilediği ortaya konur.
Ses terapisi nedir? Ameliyatsız ve ilaçsız bir şekilde, özel egzersiz protokolleriyle gırtlak mekanizmasını ve nefesi yeniden dengeleyen bir rehabilitasyon sürecidir.
Ses tellerini nemlendirmek için günlük su tüketimini düzenleme, tütün/kafein/alkol kısıtlaması, boğaz temizleme alışkanlığını bırakma ve çevresel etkenleri iyileştirme gibi vokal hijyen kurallarını kapsar.
Göğüs solunumu yerine diyafragmatik solunuma geçiş, sert ses başlangıçlarını engellemek için yumuşak başlama ve rezonans odaklama egzersizlerine odaklanır.
Boyun ve larenks çevresindeki aşırı kas gerilimini çözmek için masaj ve manipülasyon teknikleri kullanılır.

Sesini çok kullananlar
Mesleğini icra etmek, geçimini sağlamak veya sosyal performansını sürdürmek için sesine yüksek düzeyde ihtiyaç duyan bireyler profesyonel ses kullanıcısı olarak adlandırılır. Bu grup iki temel kategoriye ayrılır:
Alanyazında öğretmenler, %4–42 arası görülme sıklığıyla ses bozukluklarından en çok etkilenen gruptur. Bu gruplarda vokal yorgunluk, ses teli kanamaları, vokal fold nodülü, vokal polip ve larengofarengeal reflü (LFR) riski oldukça yüksektir. Terapilerde konuşma ve performans sesi ayrıştırılarak vokal hijyen, ısınma/soğuma egzersizleri ile özelleştirilmiş destekleyici teknikler uygulanır.
Yaşlanmayla birlikte akciğer kapasitesinin düşmesi, gırtlak kaslarında meydana gelen körelme, dokulardaki esneklik ve nem kaybı sonucu gelişen ses bozukluğu tablosuna "presbifoni" denir. Seste cılızlaşma, titreme, nefeslilik, güçsüzlük ve konuşurken çabuk yorulma belirgin semptomlardır. Terapide yaşlanan gırtlak kas yapısını yeniden güçlendirmeyi, ses tellerinin kapanmasını sağlamayı ve solunum-fonasyon uyumunu artırmayı hedefleyen doğrudan fizyolojik ses terapileri uygulanır.

Çocuklarda ses
Çocukluk çağında ses bozukluğu görülme sıklığı %6 ile %30 arasında değişmekte olup, en sık 6–13 yaş aralığındaki erkek çocuklarında ortaya çıkar. Ses, çocuğun kendini ifade etmesinin ve sosyal iletişiminin temelidir. Sesteki bir bozukluk yalnızca konuşmayı değil; çocuğun okul başarısını, özgüvenini ve arkadaş ilişkilerini de olumsuz etkileyebilir.
Çocuk sesinin hassas yapısı: Çocukların gırtlak anatomisi ve ses teli yapısı yetişkinlerden farklıdır. Gırtlak boyunda daha yukarıda yer alır ve ses tellerini oluşturan katmanlar ergenliğe kadar gelişimini sürdürür. Bu hassas yapı nedeniyle çocukların ses telleri ödemlenmeye, şişmeye ve zedelenmeye oldukça yatkındır.
Sık rastlanan neden — bağırma ve ses istismarı: Çocuklarda ses bozukluklarının en yaygın nedeni; bağırma, çığlık atma, gürültüde sesini duyurma, ses taklitleri yapma ve ağlarken sesi zorlama gibi fonotravmatik davranışlardır. Bu durum, ses tellerinin sertçe çarpışmasına yol açarak zamanla vokal fold nodüllerini oluşturur.
Diğer medikal ve yapısal nedenler: Sesin yanlış kullanımının yanı sıra; doğuştan gelen larengomalezi, larengeal web, sulkus vokalis, papillomatozis, ameliyat sonrası ses teli felci ve reflü de disfoniyi tetikleyebilir. Ayrıca aşırı kas gerilimi (kas gerilim disfonisi) ve ergenlikte sesin kalınlaşmaması (puberfoni) sık görülen diğer durumlardır.
Oyunlaştırılmış terapi yaklaşımı: Çocuklar genellikle seslerindeki problemin farkında olmadıklarından, terapiler kuralcı dersler şeklinde değil oyunlaştırma prensibiyle yürütülür. Eğlenceli materyaller, mobil uygulamalar, pipetle su baloncukları çıkarma ve balon oyunları sayesinde çocuk zorlanmadan doğru sesletimi öğrenir.
Aile ve okul iş birliği: Terapi başarısının kalıcı olması için sürecin evde ve okulda desteklenmesi şarttır. Bu kapsamda ebeveyn ve öğretmen eğitimi sürece dahil edilerek, çocuğun bulunduğu ortamda gerekli ses hijyeni önlemleri alınır ve sağlıklı ses kullanımı bütüncül olarak desteklenir.

Sesinizi koruyun
Günlük yaşamda uygulanacak vokal hijyen kuralları; ses kalitesinin korunmasında, vokal yorgunluğun önlenmesinde ve ses teli patolojilerinin oluşumunu engellemekte büyük rol oynar (başlıklara dokunarak ayrıntıyı açabilirsiniz):
Ses tellerinizin esnekliğini koruyabilmesi ve sürtünmesiz rahatça titreşebilmesi için günde en az 2–2,5 litre su içmeye özen gösterin.
Bulunduğunuz odanın nem oranını dengede tutun; kuru veya klimalı ortamlarda kalıyorsanız ortam nemlendiricileri gibi lokal nem desteği sağlayın.
Vücuttan ve gırtlak dokusundan su atımına yol açan çay, kahve, asitli içecekler gibi yüksek kafeinli gıdaların ve alkolün tüketimini sınırlandırın.
Boğazınızı sertçe temizlemek veya öksürmek, ses tellerini yüksek basınçla birbirine çarparak doku hasarına yol açabilir. Bunun yerine yumuşakça yutkunun, ılık bir yudum su için veya hafifçe nefes verin.
Gürültülü ortamlarda bağırmak ya da sesinizi duyurmak için yükseltmek yerine dinleyiciye yaklaşın ve jest/mimiklerden destek alın.
Spor müsabakaları, konserler veya tartışmalar esnasında kontrolsüzce bağırmaktan kaçının.
Seste kısıklık hissettiğinizde yapılan en büyük hatalardan biri fısıldayarak konuşmaktır. Fısıldama sırasında gırtlak kasları normal konuşmaya kıyasla çok daha fazla kasılır. Sesinizi dinlendirmeniz gerektiğinde fısıldamak yerine tam ses istirahati yapın ya da sakince, zorlamadan konuşun.
Konuşurken göğüs nefesi yerine diyafram desteğini kullanın. Yeterli nefes desteği olmadan konuşmak gırtlak kaslarında zorlanmaya ve kas gerilim disfonisi tablosuna neden olur.
Konuşma ve şarkı söyleme esnasında baş, boyun ve omuz çizginizin dik olmasına özen gösterin; telefonu omzunuzla çeneniz arasına sıkıştırarak konuşmayın.
Grip, nezle veya larenjit durumlarında ses telleri hassas haldedir. Bu dönemlerde yüksek sesle konuşmaktan kaçınarak sesinizi dinlendirin.
Sigara dumanı ses teli dokusunda doğrudan tahriş yaratarak Reinke ödemi ve kötü huylu lezyon riskini ciddi oranda artırır.
Larengofarengeal reflü ses tellerinde kronik kızarıklık ve ödem oluşumunu tetikler. Yağlı, acılı, baharatlı gıdalar ile çikolata ve nane tüketimini azaltın; gece geç saatlerde yemek yememeye özen gösterin.

Sık sorulanlar
Sorulara dokunduğunuzda cevaplar açılır:
2 haftadan uzun süren ses kısıklıkları, seste ani kayıplar, konuşma sırasında boğazda ağrı, yutma güçlüğü veya nefes darlığı hissettiğinizde zaman kaybetmeden bir Kulak Burun Boğaz (KBB) uzmanına, sonrasında doktor yönlendirmesine bağlı olarak dil ve konuşma terapistine başvurmanız gerekir. İki haftayı geçen kısıklıkta altta yatan nedenin erken bulunması, hekimin önereceği tedavinin ve ses terapisinin etkisini artırır.
KBB hekimi cerrahi gerektirmeyen durumlarda, örneğin kas gerilim disfonisi veya sesin yanlış kullanımına bağlı durumlarda ya da ameliyat öncesi/sonrası destek amacıyla sizi dil ve konuşma terapistine yönlendirir. Terapist; nefes, fonasyon ve rezonans mekanizmalarınızı değerlendirerek özel egzersizlerle ses teli üzerindeki yükü azaltır ve doğru ses kullanımını öğretir.
Çoğu zaman evet. Nodülde ilk başvurulan yol ses terapisidir; kulak burun boğaz hekimlerinin büyük çoğunluğu önce bunu önerir. Sese zarar veren alışkanlıklar bırakılıp ses teli üzerindeki yük azaldığında nodüller zamanla küçülebilir, bazen tamamen kaybolabilir. Ameliyat gerekip gerekmediğine hekim karar verir.
Çoğu kişide dinlendirmez. Ses şikâyeti olan 100 kişiyle yapılan bir çalışmada fısıldarken gırtlak kaslarının zorlanması kişilerin yüzde 69'unda arttı. Sesinizi dinlendirmenin tek doğru yolu tamamen susmak (tam ses istirahati) ya da gırtlağınızı zorlamadan sakince konuşmaktır.
Tükettiğiniz hiçbir sıvı veya gıda doğrudan ses tellerine temas etmez. Yutulan maddeler yemek borusundan geçerken, ses telleri soluk borusunun girişinde yer alır. Bitki çayları veya bal sadece boğaz çevresini rahatlatabilir ve sistemik olarak nem alımını sağlar. Ses telindeki nodüller ve kas gerginliği için ilk yol ses terapisi egzersizleridir; gerekirse hekim başka seçenekler önerir.
Ses terapisinin süresi; ses bozukluğunun türüne, şiddetine ve danışanın ev egzersizlerini günlük hayatına aktarma başarısına göre değişiklik gösterir. Genellikle haftada 1 veya 2 seans olmak üzere ortalama 6 ila 12 seanslık bir protokol dahilinde başarı sağlanır.
Ses terapisi tamamen girişimsel olmayan (ameliyatsız, iğnesiz ve ağrısız) davranışsal bir rehabilitasyon sürecidir. Seanslarda doğru nefes alma, gırtlak kaslarını gevşetme, mırıldanma ve ses egzersizleri gibi yöntemler kullanılır. Bu nedenle süreç boyunca herhangi bir ağrı veya acı hissedilmez.
Evet, yapılabilir. Çocuklarda en sık görülen ses bozukluğu bağırma ve çığlık atmaya bağlı gelişen vokal fold nodülleridir. Çocuk terapilerimiz yetişkinlerdeki gibi değil; oyunlar, çizgi materyaller, pipetle su baloncukları çıkarma (LaxVox) ve aile/öğretmen bilgilendirmeleri ile eğlenceli hale getirilerek yürütülür.
Evet. Gün boyu sesini yoğun kullananlarda ses yorgunluğu, ses teli kanaması ve nodül riski artar. Ses terapisi var olan sorunla çalışmanın yanında, sesi koruma, ısınma/soğuma teknikleri ve doğru ses kullanımıyla mesleki yıpranma riskini azaltır.
Evet. Mide asidinin gırtlak bölgesine ulaşması (larengofarengeal reflü - LFR) ses tellerinde kronik kızarıklık, ödem ve tahrişe yol açar. Dil ve konuşma terapisti rehberliğinde uygulanan vokal hijyen, diyet düzenlemeleri ve doğru nefes teknikleri, medikal tedaviye paralel olarak gırtlaktaki tahrişi ve ses kısıklığını hafifletir.
Puberfoni (mutasyonel falsetto), yapısı ve anatomisi normal olan gırtlağın yalnızca yanlış konumlanmasıdır. Manuel larengeal terapi ve doğru sesletim manevralarıyla puberfoni çoğu zaman kısa süreli bir terapiyle düzelebilir; süre çocuğa göre değişir.
Evet. Ses terapisi egzersize dayanan ve davranışı değiştiren bir süreç olduğu için uygun ses kartı, mikrofon ve kamera olduğunda online da yürütülebilir. Online terapi hizmetimize göz atabilirsiniz.
Ses egzersizlerinin mutlaka bir dil ve konuşma terapisti rehberliğinde öğrenilmesi gerekir. Yanlış teknikle, zorlayarak yapılan egzersizler kas gerilimini artırabilir ve ses tellerine daha çok zarar verebilir. Terapistiniz seans içerisinde doğru tekniği öğrettikten sonra ev ödevi olarak bu egzersizleri güvenle sürdürebilirsiniz.
Öğretmenler; kalabalık ve gürültülü sınıflarda uzun saatler boyunca yüksek sesle konuşma, tozlu/kuru sınıf havası ve yanlış nefes teknikleri nedeniyle ses bozuklukları açısından en riskli meslek gruplarındandır; araştırmalarda riskleri genel nüfusun 2–3 katı bulunmuştur. Sınıfta sıra alarak konuşma kuralı uygulamak, gün boyu su tüketimini sürdürmek ve ders aralarında vokal istirahat yapmak sesi korumaya yardımcı olur.
Randevu
Ses kısıklığı iki haftadan uzun sürüyorsa önce bir KBB hekimine başvurun; hekimin yönlendirmesiyle ses terapisini dil ve konuşma terapistlerimizle sürdürebilirsiniz. İlk görüşme ve ön değerlendirme ücretsizdir. Keçiören-Yeşiltepe ya da Sincan şubemiz için 0506 559 89 80 numarasını arayın, WhatsApp'tan yazın ya da iletişim sayfamızı kullanın. Çocuklarda dil gelişimiyle ilgili gecikmiş dil ve konuşma ve artikülasyon bozukluğu sayfalarımıza da bakabilirsiniz.

Ailelerin en sık sorduğu soru
Resmî Gazete4 Temmuz 2026Sayı 33300
“İlgili mevzuatında yer alan düzenlemeler saklı kalmak kaydıyla, işe giriş süreçleri başta olmak üzere tüm süreçlerde geçmişte alınmış olan tanılar esas alınamaz.”
Rapor bir etiket değil; çocuğunuza uygun desteği planlamamızı sağlayan bir yol haritasıdır. Süreci birlikte yöneteceğiz.
Eğitim geçmişlerini, belgelerini ve uyguladıkları testleri profillerinde görebilirsiniz.
Dil ve Konuşma Terapisti
Dil ve Konuşma Terapisti
Dil ve Konuşma Terapisti
Dil ve Konuşma Terapisti
Dil ve Konuşma Terapisti
Dil ve Konuşma Terapisti
Dil ve Konuşma Terapisti | Odyolog
Dil ve Konuşma Terapisti
Dil ve Konuşma Terapisti
RAM raporu olan çocukta Millî Eğitim Bakanlığı ayda 8 saat bireysel ve/veya 4 saat grup dersinin bedelini öder; aileden bu dersler için ücret alınmaz. Bedensel yetersizlik raporunda fizik tedavi ve rehabilitasyon programı da bu kapsamdadır. Kayıtlı ailelerimizin psikolog ve aile görüşmeleri, veli seminerleri ve servis de ücretsizdir. Rapor sürecini RAM raporu sayfamızda anlattık.
Ücretli hizmetler MEB destekli derslerin dışında planlanır; RAM raporu olan çocuk iki programdan birlikte yararlanabilir. Ücreti, çocuğunuza önerdiğimiz plana göre ücretsiz ön görüşmede açıkça söyleriz.
Ücretsiz değerlendirme ve servis talep edebilir, uzmanlarımızla ücretsiz ön görüşme yapabilir, karşılaştığınız problemler için sizi arayabiliriz.