Nuşeybe Başer
Dil ve Konuşma Terapisti
Dil ve konuşma terapisi · Keçiören ve Sincan
Selvi Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezleri · Keçiören ve Sincan
Çift dillilik (iki dillilik), bir bireyin günlük yaşamında ve iletişim kurduğu ortamlarda iki farklı dili anlayıp kullanabilmesi durumudur; iki dili eşit düzeyde konuşmak gerekmez. Çocukluk çağından itibaren iki farklı dil maruziyetiyle büyüyen bireylerde görülen bu süreç, zihinsel ve kültürel zenginlik sağlarken dil ve konuşma gelişiminde de yakından takip edilmesi gereken özel bir dinamiktir.
Ücretsiz ön değerlendirme için sizi arayalım
Adınızı ve numaranızı bırakın, ön görüşme için biz arayalım. İlk görüşme ve ön değerlendirme ücretsizdir.
Rapor ileride çocuğumun karşısına çıkar mı? Mevzuat ne diyor →
Çift dillilik
Evde bir dil, okulda başka bir dil konuşan çocuğunuzun konuşması yaşıtlarından farklı ilerliyorsa, bunun iki dilden mi yoksa desteğe ihtiyaç duyan bir gelişim farkından mı kaynaklandığını ayırmak gerekir. Dil ve konuşma terapistlerimiz çocuğunuzu iki dilini birlikte göz önünde tutarak değerlendirir; ön görüşme ücretsizdir.
Çift dillilik (bilingualizm), bireyin iki dili anlaması, kullanması veya bu diller aracılığıyla iletişim kurması durumudur. Çocuklar iki dille aynı anda büyüyebilecekleri gibi, bir dili öğrendikten sonra ikinci bir dille de karşılaşabilirler.
Çift dilli çocuklar; evde, okulda, sosyal çevrelerinde veya farklı iletişim ortamlarında farklı dilleri kullanabilirler. Dillerin kullanım sıklığı, çocuğun her bir dile maruz kalma süresi ve iletişim kurduğu kişiler dil gelişimini etkileyebilir. Her iki dili aynı anda öğrenmek, tek başına bir dil bozukluğuna neden olmaz. Bununla birlikte, çift dilli çocukların dil gelişimlerinin doğru değerlendirilmesi; her iki dildeki becerilerinin, dil deneyimlerinin ve iletişim ihtiyaçlarının birlikte ele alınmasını gerektirir.

Dil gelişimi
Çift dilli çocukların dil gelişimi, tek dilli çocuklara göre bazı farklılıklar gösterebilir. Çocukların bir dilde daha fazla, diğer dilde daha az kelime kullanması oldukça doğaldır. Bu durum çoğunlukla dillerin kullanıldığı ortamlara ve kişilere bağlıdır:
Her çift dilli çocuğun dil gelişim yolculuğu kendine özgüdür. Önemli olan, çocuğun dilleri hangi koşullarda deneyimlediğini göz önünde bulundurarak genel iletişim becerilerini bütüncül bir yaklaşımla takip etmektir.

Velilerin en çok sorduğu
Çift dilli çocukların aynı cümle içinde iki farklı dilden kelimeler kullanmaları veya konuşurken diller arasında geçiş yapmaları oldukça sık karşılaşılan bir durumdur. "Kod değiştirme" veya "dil karıştırma" olarak adlandırılan bu davranış, gelişim sürecinin doğal bir parçasıdır ve tek başına bir dil bozukluğu göstergesi değildir. Amerikan Konuşma-Dil-İşitme Derneği (ASHA) da iki dili akıcı konuşan pek çok yetişkinin bile diller arasında geçiş yaptığını hatırlatır.
Çocuklar bu diller arası geçişi çoğunlukla şu nedenlerle yaparlar:
Ancak çocuğunuz her iki dilde de kendini ifade etmekte belirgin güçlük çekiyor, söylenenleri anlamakta zorlanıyor veya dil gelişiminde yaşıtlarının gerisinde kalıyorsa; bu sürecin doğru analizi için bir dil ve konuşma terapisti değerlendirmesi alınması önerilir.
İki dil öğrenmek, tek başına bir dil ve konuşma bozukluğuna neden olmaz. Çocukların iki dili aynı anda öğrenmesi ya da farklı dönemlerde ikinci bir dille karşılaşması, gelişimsel bir problem olduğu anlamına gelmez. Bununla birlikte, dil gelişiminde güçlük yaşayan çocuklarda bu durum her iki dilde de kendini gösterebilir:
Dil ve konuşma bozukluğundan şüphelenildiğinde; çocuğun dil geçmişi, her iki dile maruz kalma süresi ve gelişimsel özellikleri bir bütün olarak ele alınmalıdır. Doğru bir değerlendirme için her iki dildeki beceriler, aileden alınan bilgiler ve uzman yöntemleriyle detaylıca incelenmelidir.
Terapi
Çift dilli çocuklarla yürütülen dil ve konuşma terapisi; çocuğun dil geçmişi, iletişim ihtiyaçları ve her iki dildeki becerileri dikkate alınarak tamamen kişiye özel planlanır. Süreç ve terapi hedefleri şu adımlarla şekillendirilir:
Temel amaç; çocuğu yalnızca tek bir dilde geliştirmek değil, her iki dilde de günlük yaşamda kendini rahatça ifade edebileceği güçlü bir iletişim altyapısı kazanmasını sağlamaktır.
Terapi hedefleri, çocuğun her iki dildeki deneyimleri ve ihtiyaçları doğrultusunda bireyselleştirilir. Her hedefin mutlaka iki dilde aynı şekilde çalışılması gerekmez; hedeflerin hangi dilde ve nasıl ele alınacağı değerlendirme bulgularına göre belirlenir. Çocuğun ihtiyacına göre konuşma sesi bozuklukları, kekemelik gibi akıcılık güçlükleri, anlatı ve pragmatik dil becerileri ile günlük iletişim becerileri üzerinde çalışılabilir.

Ne zaman başvurmalı
Çift dilli çocukların gelişimleri değerlendirilirken yalnızca iki dili öğreniyor olmaları nedeniyle endişelenmek gerekmez. Ancak bazı durumlarda bir dil ve konuşma terapistinden görüş almak yararlı olabilir:
Bu belirtiler tek başına bir tanı anlamına gelmez. Çocuğun gelişim öyküsü, dil deneyimleri ve bireysel özellikleri dikkate alınarak değerlendirme yapılmalıdır. Özellikle kazanılmış becerilerde gerileme varsa gecikmeden bir uzmana başvurulmalıdır. Konuşması yaşıtlarından geç gelişen çocuklar için gecikmiş dil ve konuşma sayfamıza da bakabilirsiniz.
Değerlendirme
Çift dilli çocukların değerlendirilmesinde her iki dilin gelişim öyküsünü ve kullanım özelliklerini anlamak önemlidir. Çocuğun yalnızca bir dilde uygulanan standart bir testteki performansına bakılarak karar verilmesi, gerçek dil becerilerinin eksik değerlendirilmesine yol açabilir. Değerlendirme sürecinde şu unsurlar ele alınır:
Değerlendirme, çocuğun dil deneyimine uygun biçimde planlanır. Merkezimizde kullandığımız TEDİL ve TODİL gibi testler Türkçe konuşan çocuklarla standartlaştırılmıştır. Türkçeyi ikinci dil olarak öğrenen bir çocukta bu testlerin puanları yaşıtlarla doğrudan karşılaştırılamaz; testler yine de çocuğun Türkçede neleri yapabildiğini gösteren bir tablo verir. Bu yüzden sonuçları tek başına değil, aileden alınan bilgi ve diğer dildeki gözlemlerle birlikte yorumlarız.

Evde destek
Ailelerin çocuklarıyla rahat ve doğal iletişim kurabildikleri dilleri kullanmaları önemlidir. Çocuğun bir dili daha iyi öğrenmesi için ailelerin kendilerini yeterince rahat hissetmedikleri bir dile geçmeleri zorunlu değildir. Dil gelişimini desteklemek amacıyla günlük yaşamda şu uygulamalardan yararlanılabilir:
Ailelerin hedefi, her iki dili de kusursuz kullanmasını beklemek yerine çocuğun iletişim kurmasını, kendini ifade etmesini ve dillerle anlamlı deneyimler yaşamasını desteklemek olmalıdır.

Kekemelik
Hayır. Çift dillilik, tek başına kekemeliğe neden olmaz. İki dili aynı anda öğrenmek veya ikinci bir dili sonradan edinmek, kekemeliğin doğrudan nedeni olarak kabul edilmez. Çift dilliliği kekemelik için risk sayan eski görüşün dayandığı verilerin güvenilir olmadığı son yıllardaki çalışmalarda gösterilmiştir.
Çift dilli çocuklarda konuşma sırasında kelime veya ses tekrarları, uzatmalar ve konuşmaya başlarken zorlanmalar görülebilir. Ancak her tekrar kekemelik olarak değerlendirilmemelidir. Özellikle yeni bir dili öğrenen çocuklar, kelime ararken duraksayabilir, cümlelerini yeniden düzenleyebilir veya farklı diller arasında geçiş yapabilir. Bu durumlar, kekemeliğe özgü akıcısızlıklardan ayırt edilmelidir.
Çift dilli bir çocukta kekemelikten şüphelenildiğinde, çocuğun her iki dildeki konuşma örüntülerinin ve dil geçmişinin birlikte değerlendirilmesi önemlidir. Kekemelik terapisi; çocuğun yaşına, kekemeliğin yapısına ve dilleri kullanma sıklığına göre dil ve konuşma terapistimiz tarafından kişiye özel planlanır. Değerlendirmede çocuğun en rahat ifade ettiği dil, ev ortamı ve ihtiyaçları dikkate alınarak terapinin hangi dilde yürütüleceğine karar verilir. Süreçte aileye de evde konuşma baskısını azaltacak ve çocuğun akıcılığını destekleyecek pratik yöntemler öğretilir.
Aileler nelere dikkat etmelidir? Çocuğun kekemelik belirtileri gösterdiği düşünülüyorsa iki dilden birini bırakmak veya evde yalnızca tek bir dil konuşmak genellikle gerekli değildir. Çocuğun konuşmasını sürekli düzeltmek, cümlesini tamamlamak veya daha yavaş konuşması için baskı yapmak yerine, konuşmasına zaman tanımak ve söylediklerine odaklanmak daha destekleyici bir yaklaşımdır. Konuşmada tekrarlayan ses ve heceler, uzatmalar, bloklar, belirgin gerginlik veya konuşmaktan kaçınma görülüyorsa bir dil ve konuşma terapistinden değerlendirme alınması önerilir.

İlerleme
Çift dilli çocuklarda ilerleme, yalnızca tek bir dilde öğrenilen yeni kelimelerin sayısıyla değerlendirilmemelidir. Çocuğun her iki dildeki gelişimi, iletişim kurma becerileri ve öğrendiği becerileri günlük yaşamda kullanabilmesi birlikte ele alınmalıdır.
Terapi sürecinde çocuğun hedeflenen becerileri ne ölçüde kazandığı, farklı kişilerle ve farklı ortamlarda kullanıp kullanamadığı düzenli olarak takip edilir. Aile gözlemleri ve günlük iletişim örnekleri de bu süreçte önemli bilgiler sağlar. Çocuğun ihtiyaçlarına göre terapi hedefleri güncellenir ve aileye ev ortamında uygulanabilecek destekleyici çalışmalar önerilir.
Ailelerin en sık sorduğu soru
Resmî Gazete4 Temmuz 2026Sayı 33300
“İlgili mevzuatında yer alan düzenlemeler saklı kalmak kaydıyla, işe giriş süreçleri başta olmak üzere tüm süreçlerde geçmişte alınmış olan tanılar esas alınamaz.”
Rapor bir etiket değil; çocuğunuza uygun desteği planlamamızı sağlayan bir yol haritasıdır. Süreci birlikte yöneteceğiz.
Eğitim geçmişlerini, belgelerini ve uyguladıkları testleri profillerinde görebilirsiniz.
Dil ve Konuşma Terapisti
Dil ve Konuşma Terapisti
Dil ve Konuşma Terapisti
Dil ve Konuşma Terapisti
Dil ve Konuşma Terapisti
Dil ve Konuşma Terapisti
Dil ve Konuşma Terapisti | Odyolog
Dil ve Konuşma Terapisti
Dil ve Konuşma Terapisti
İki dil öğrenmek, tek başına dil gelişiminde gecikmeye neden olmaz. Çift dilli çocukların kelime ve dil becerileri diller arasında farklı dağılabilir. Bununla birlikte çocuk her iki dilde de dili anlama veya kullanma konusunda belirgin güçlük yaşıyorsa değerlendirme yapılması önerilir.
Evet. Çocuklar iki dili aynı anda öğrenebilirler. Dillerin gelişimi çocuğun maruz kalma süresine, kullanım sıklığına, iletişim ortamlarına ve bireysel özelliklerine bağlı olarak farklılık gösterebilir.
Çift dilli çocukların iki dilden kelimeleri aynı cümlede kullanmaları veya diller arasında geçiş yapmaları görülebilir. Bu durum tek başına bir dil bozukluğu göstergesi değildir. Ancak iletişim güçlükleri de eşlik ediyorsa uzman değerlendirmesi yararlı olabilir.
Terapi dili; çocuğun ihtiyaçları, dil geçmişi ve hedefleri dikkate alınarak belirlenir. Gerektiğinde her iki dilde de değerlendirme ve terapi çalışmaları yapılabilir. Terapistin dil yeterliliği ve uygun değerlendirme olanakları da planlamada önemlidir.
Her iki dili eşit düzeyde kullanmak zorunlu değildir. Çocuğun bir dili daha sık kullanması, o dilde daha fazla deneyim kazanmasına neden olabilir. Önemli olan, dil becerilerinin çocuğun yaşına, deneyimlerine ve genel gelişimine göre değerlendirilmesidir.
Çocuğun dil gelişimiyle ilgili bir endişe varsa beklemek yerine bir dil ve konuşma terapistinden görüş alınabilir. Erken değerlendirme, ihtiyaçların belirlenmesine ve uygun desteğin planlanmasına yardımcı olur.
RAM raporu olan çocukta Millî Eğitim Bakanlığı ayda 8 saat bireysel ve/veya 4 saat grup dersinin bedelini öder; aileden bu dersler için ücret alınmaz. Bedensel yetersizlik raporunda fizik tedavi ve rehabilitasyon programı da bu kapsamdadır. Kayıtlı ailelerimizin psikolog ve aile görüşmeleri, veli seminerleri ve servis de ücretsizdir. Rapor sürecini RAM raporu sayfamızda anlattık.
Ücretli hizmetler MEB destekli derslerin dışında planlanır; RAM raporu olan çocuk iki programdan birlikte yararlanabilir. Ücreti, çocuğunuza önerdiğimiz plana göre ücretsiz ön görüşmede açıkça söyleriz.
Ücretsiz değerlendirme ve servis talep edebilir, uzmanlarımızla ücretsiz ön görüşme yapabilir, karşılaştığınız problemler için sizi arayabiliriz.